|
Bu kitabın tamamı bir çok kişinin ruhunu taciz ederek illegal yolla
kaleme alınmıştır…
Arzu edenler kitapta yer alan yaşanmışları kendi hayatlarından çıkarmak
suretiyle, geriye kalan anlamsızlıklarıyla baş başa kalabilme lüksüne
sahiptir…
Kitapta ki hikayeler, okurda acıma hissini yok etmek maksadıyla,
esprili, lirik, ironik ve mizahi bir dille işlenmiştir…
Zaman zaman çizgiden taşmadan ve haddi aşmadan hayatla başa çıkmanın
mümkün olmadığı ideolojisini benimseten kitabın dahiliye servisinde
bulunan -self servis- okunası satırlarında; aşkı, tutkuyu, mutluluğu,
hüznü, kaş yaparken çıkmış üçüncü gözünü, tek sayfalık metne bedel en
okkalı sözünü orta kulağında duyacak, “nah kurtulurum” dediğin
problemine çözümü ve tebessümün özünü suratından-kalbinden-kasıklarına
kadar hissedeceksin.
Manik ile Depresif arasında yer alan, kıldan daha ince köprüleri
yıkmadan karşı yakaya geçmeyi başarmış bir yazar ve teknolojinin de üç
beş yardımını alarak tarafından mürekkebe bulanmış şu kıçı kırık
sayfalar, okunduğu ve dokunduğu ruhlara anlam katar.
Herkesin en azından kitapçıda ayaküstü alıyormuş gibi yapıp sayfalarına
şöyle bir bakması gereken bu eser, hayatınızda ki acıyı ağrıyı anında
keser… Mutlaka Deneyin!!!..
INDEKS (Kitabın İçindekiler)
02.Ocak.1900 Küsur, DOĞURUM HANE… (Birinci Bölüm)
Ananem beni kucağında 7.5 şiddetinde ki artçılarla bayıltmaya
çalışırken, babam çoktan Köln uçağında ki; günümüz insanları gibi
kendisini çok şey sanmasına sebebiyet veren “Bisness Class” koltuğuna
kurulmuş, kemerini bağlamış, eli beyaz şampanya kadehinde gözü kendisine
özel olarak tahsis edilmiş hostesle oynaş halinde, uçağı kendi malı sana
sana 13.sınıf insansı muamelelendirildiği, (orada da insan insanın
kurdu) 2.yurdu Ejnebistan’a doğru uçmaktadır…
OKUL HAYRATI (İkinci Bölüm)
Bebeklik dönemini başarılı bir şekilde tamamlamış olan her birey tebeşir
tozu yalamaya başladığı an itibariyle: Çişini söyleyebilen ve “kendisine
hâl hatır sorulduğunda” kafasını
ha bire sokuşturduğu anasının koltuk altından bağımsız bir şekilde, dik
tutabilen kişidir…
BLUĞ ÇAĞININ FLU HALLERİ (Üçüncü Bölüm)
Bazıları ebeveynlerinden öğrenirken ergenliğin sırlarını, diğer bazıları
üst üste binmiş birbirlerini havada götüren at sineklerinden kapmıştır;
bu derin mevzuunun en kallavi yanlarını…
AS-KERLİK Mİ? AS-KELLİK Mİ? (Dördüncü Bölüm)
Bir arkadaşım vardı; dünya ahret kardeşim olsun, ilk gece aynı yatakta
yatmıştık mecburiyetten… Zennelik yapıyordu… Gelirken kostümlerini de
almış getirmiş yanın da…
SARI SAYFALAR (Beşinci Bölüm)
Her iş görüşmesi bir azap, her patron biraz kasap…
Aynı tecrübeleri yaşamışlığın ve “ben çektim sıra sende, sadizim
açlığının” egemenliğine tutsak, yoka yakın inisiyatifleriyle; “Ne
geldiyse başlarına vakti zamanı dünlerde, herkes aynı musibetle
karşılaşmalıydı bu günlerde” düşünce esiri egomanyatik manyakçalar
familyasından o bazı isimsiz kahramanlar, kahr-ı manyaklar işte!..
ANİ-MOTOR DEDİKLERİ (Altıncı Bölüm)
Hırslarıma, kıvrak zekamı da alet ederek yaptıklarımdan daima utandım.
Yine hırsım sayesinde uğradığım yenilgilerle olgunluk hamuruna bulandım.
Ve her yenilginin sonrasında duyduğum utanç, beni git gide daha uysal
bir insan haline getirdi. En büyük meziyetleri bana bahşeden turizmde
yaşadım; en büyük eziyetleri…
HAYVANLIĞIN ALEMİ VAR (Yedinci Bölüm)
Ha bire önünden geçip giden trenlere takılıp kalan öküzden farkı nedir,
ha bire ömründen geçip giden trendlere takılan insanoğlunun?..
HER ŞEYİMİ YİTİRDİM, HÜKÜMSÜZDÜR (Sekizinci Bölüm)
Bu gününe bakınca yarını göremezsin. Asla şeffaflaştırmayacağın beklide
tek şeyle muhatapsın şu anda. Ne olacağın asla belli değil, ne
olacağımda, bir şey olduğunu ve oluşumunu tamamladığını sananlarda
“senle-benle” aynı durumda.
DOMUZDAN POST, İNSANDAN DOST OLMAZ (Dokuzuncu Bölüm)
Kime sırtınızı yaslayacaksınız?..
Nasıl bir tedbir politikası oluşturacaksınız menfi mihraklara?..
Emniyet kemerini fevkâlâde sıkı bağlasan ne olur ki, düşen uçakta?.
Çevrendeki bastonu elindegillere güvenerek, ayakkabılarının bağcıklarını
kör düğümlemek için domalabilecek misin gönül rahatlığıyla?..
Güzel bir kız isen, kim seni et olarak algılamayacak yada?.
ANA BENİ EVERSENE (Onuncu Bölüm)
Er kişi kızı ister. Kız tarafı naz eder. Er kişi tarafı bir kez daha
ister. Kız tarafı olur der ve taleplerini belirtir. Er kişi tarafı
“koyun alır gibi” kısa bir pazarlığa tutuşur, tefeci ruhlu kız tarafının
ekonomiden sorumlu bu işlere bakanıyla. Sonra uyuşulur yada uyuşulmaz.
Uzlaşma sağlanırsa kız ve er kişi muradına erer. Uzlaşma sağlanmazsa
gece boyu kesişip birbirlerinden hoşlanan bu iki genç, iki arada bir
fırıncının köşesinde buluşup, kızın davlumbazında mercimeği fırına
verirler…
CHATMATİK (On Birinci Bölüm)
Bu Sanal Alem İcraatları:
Gelecek nesilleri fena yoracak!.
Sahte kimlikli insanlar birbirini sevecek!.
Her sahtecilikte bir taraf, bertaraf olacak!.
Bazen masum hayatlar solacak!.
Bazen sanaldan geri, sana-L kalacak!
Dimdik ve yeri belli!.
ŞİMDİKİ ZAMANLARIN MİŞ-Lİ GEÇMİŞ HALLERİ (On İkinci Bölüm)
Bir rivayete göre küçükken sümüklü olan çocuklar ve kepçe kulaklılar
büyüyünce çok zeki olur derler. Yoksa bizim sümük diye adlandırdığımız o
salebimsi sıvı; bu çocukların ihtiyaç fazlalılığından dolayı beyinden
sarkan akıllarımı?.
EL MAHKUMİYETLERİ (On Üçüncü Bölüm)
Elimizi kolumuzu kimseye çarpmadan yaşayabilsek özgürce. Tek dil
konuşulsa dünyada. Tuttuğumuzu tuttuğumuz yerde zihniyeti biraz düzelse.
Görümceleri de bir bayramda öpmeye kalkmasak, her karşı cinsimize
iştahlanıp sarkmasak… Ahh be!.
KESEKAĞIDININ DIŞINDAKİ GERÇEKLER (On Dördüncü Bölüm)
Kese Kağıdının Dışındaki Gerçek Olmak Kolay Değildir!.
Önce Anlatacaklarını Yaşayacaksın.
Sonra Ar Damarını Aldıracaksın Alnından.
Genişleyecek Mezhebinde Zamanlan,
Yüz Yüze Geleceksin Korkularınlan.
İsyana Yer Yok!
Çıkaracaksın Kese Kağıdını Başından,
Ve Her Şeyi Anlatacaksın Gözündeki Yaşınlan.
Kese Kağıdının Dışındaki Gerçek Olmak Kolay Değildir!.
SON KALINTI, SON TANI (On Beşinci Bölüm)
Filmlerin hayatın içinden birer alıntı olduğuna değil de, hayatın
filmlerin fragmanı olduğuna inanan bir dünya vatandaşı olmanın
handikaplarıyla, mecburenmiş gibi israf edilir ömürler...
OUTDEX (Katkıda Bulunanlar)
Joker ABDUL (Abdullah KOÇOĞLU) |