|
Fikriye Hanım’ın köşkteki
vaziyeti, Gazi’nin Latife Hanım ile evlenmesi tarihine kadar birkaç yıl
devam etti..
Gazi’nin, Büyük
Zafer’in ardından Latife Hanımefendi ile evlenmeye karar vermesinden sonra
artık Fikriye Hanım’ın Lâtife Hanımefendi ile bir arada, aynı çatı altında
kalması doğru olamazdı. Çünkü; Fikriye Hanım yıllarla Gazi’nin muhitinde
bulunmanın, ona hizmet ederek hayatının hususiyetine karışmış olmanın hâsıl
ettiği ve sonuç olarak Gazi’yi yakından uzaktan gören her insanın duyması
tabiî olan hayranlık ve bağlılık hislerine fazlasıyla sahip görünmekte idi.
Gazi’ye o derece bağlılıkla, o kadar sadakatle hizmet etmesinde bir nevi
aşkı andıran bu hayranlık duygusunun tesirleri hissolunmakta idi.. Herhâlde
Fikriye Hanım’ın kendisine karşı olan bu bağlılığını Gazi de hissetmiş
olacak ki izdivacı ile beraber -Fikriye Hanım’ın reyini ve mütalaasını
alarak- kendisinin esasen çok zayıf olduğunu da göz önünde tutarak, aynı
zamanda tedavi ve istirahat ettirmek üzere Avrupa’ya göndermeyi uygun
bulmuştu. Bu teklifi Fikriye Hanım kabul edince, Siirt Mebusu Mahmut Bey’in
(Soydan) refakatinde Almanya’ya gitmesi kararlaştırıldı ve bir akşam
Ankara’dan İsviçre yoluyla Münih’e hareket etti.
Hâlâ hatırımdadır. Fikriye Hanım’a
giderken:
- Size ne hediye vereyim? diye
sormuştum.
Benden Ahmet Rasim
Bey’in tarih kitaplarını istemişti, ben de istasyonda uğurlama esnasında bu
kitapları kendisine verdiğim zaman çok memnun olmuştu.
Halide Edip Adıvar
|