|
Gazetecilik hayatımın daha ilk
aylarıydı… Binbaşı Cem Ersever üç arkadaşıyla ölü bulunmuş, o gün bu
gündür de Türkiye gündeminden hiç düşmemişti. Israrla Cem Ersever
dosyası hazırlamak istiyordum çünkü aile ilişkilerinden dolayı kendisini
oldukça yakından tanıyordum. Günler günleri kovalayıp Ersever dosyasını
kabarttıkça başka başka gerçeklerle karşılaşıyor, karşılaştıkça da
olaylara yaklaşım şeklim değişiyor, değiştikçe de duygusal olmaktan
hızla uzaklaşıyordum. Tıpkı şimdi olduğu gibi…
Sekiz yıl önce ilk baskısını
çıkardığım “Cem Ersever ve JİTEM Gerçeği” kitabım bugüne kadar dört
baskı yaptı. Bu kitabımı konuyla alakalı birçok gündemin ışığında biraz
daha genişletip güncelledik. Aynı noktaların hassasiyetiyle ilk
baskıdaki orijinal halini bozmadan bazı yeni gelişmeleri ekleyerek
hazırladık. Ama gazeteci-yazar olarak birkaç hassas konunun altını kalın
çizgilerle çizmek gerektiğine inanmaktayım. JİTEM, İstihbarat Teşkilatı,
MİT gibi birçok özel haber alma ve istihbarat teşkilatları Türkiye’de ve
dünyanın bütün ülkelerinde en gelişmiş halleriyle yüz yıllardır olduğu
gibi bundan sonra da ülkelerin istikrarı ve bütünlüğü için olmazsa
olmazlardandır. Kişiler doğal olarak gidecek ve yenileri gelecek. Bu
gidiş gelişler o kurumların varlığını koruma ve ülke menfaatlerini
kollayabilme adına aynı bayrağı elden ele zeval getirmeden teslim etme
kıvamında olmaya devam edecektir. En hassas noktamız ise Türk Silahlı
Kuvvetleri. Yatağımızda o yüzden korkusuz, o yüzden huzurlu uyuyoruz. O
yüzden ilerleyen çağdan kopmadan ilerliyoruz. O yüzden en demokratik
siyasi geçişler yaşıyoruz. Ve unutmayın ki bu vatanın birliği ve
bütünlüğü içerisinde o Silahlı Kuvvetler’in üniformasıyla bizim binlerce
evladımız şehit oldu ve sadece vatanın birliği için… |