|
“Bölünmeyecek!” denilmesine
karşın olası Kürdistan Devleti’ne mi, yoksa bölünmeyeceği söylenen ve
ABD’nin oluşturacağı sözüm ona Irak Cumhuriyeti’nin bir parçası mı
olacağı tartışmaları süren petrol kenti Kerkük’ün geleceğine ilişkin bu
yıl yapılması planlanan halk oylaması öncesi gerginlik giderek
tırmanıyor. Irak'ın, petrol zengini bu Türkmen kenti Kerkük'te, kentin
geleceğini belirleyecek olan halk oylamasına Kürtler sıcak bakıyor.
Araplar ve Türkmenler ise boykot edeceklerini söylüyorlar. Son günlerde
sıkça patlamaların yaşandığı Kerkük’te 2007 yılı başından beri özellikle
Türkmen derneklerinin üst düzey yöneticilerine ve kentin zengin
işadamlarına yönelik suikastlar ve bombalı saldırılar giderek artıyor.
Kentin ticari yaşamını elinde tutan Türkmen işadamları ise bu
saldırıların başlıca hedefi durumuna geliyor. Türkmenler ve Araplar,
Kerkük'ün Irak'ın bir parçası olarak kalmasını isterken, Kürtler,
Kerkük’ü şimdiden kendilerine bağlanmış, yani sözde Kürdistan’ın parçası
olarak görüyor. Bu dimdik duruşunun arkasında ise elbette ki tüm
sinsiliğine rağmen ABD yönetimi ve güçleri bulunuyor.
YIL 1991. Baba Bush döneminde ABD askeri yeni yeni Kuzey Irda’a
Türkiye’nin Silopi bölgesinden giriyor. Saddam’ın Sersing’teki yazlık
sarayına geldiğimizde, ana giriş kapısında Saddam’ın Cumhuriyet Muhafızı
Türkmen Yasin Cemal bizi karşılıyor. Türk olduğumuzu öğrenince yumuşak
davranmaya çalışıyor. ABD Binbaşısı J. Curd ile Türkmen Cemal arasında
bir resim çektiriyorum. ABD, yazlık saraya Saddam’ın özel mülkiyeti diye
BM kararı gereğince girmiyor ama bir ay sonra bu saray da işgal
ediliyor. |