|
Küreselleşme borazanlarının
çalındığı bu yüzyılda, bir yandan Amerika kendi köyünü kurmaya
çalışırken Avrupa ülkeleri de kendi ortak pazarını ve savunma duvarını
güçlendiriyor. Bütün bunlar olup biterken Amerika’nın müttefiki ve
Avrupa’nın stratejik ortağı olan Türkiye’de neler oluyor?
Hem siyasi hem de ekonomik
istikrarsızlıkların yaşandığı bir ülke ne yapmalı? Sırtını Amerika’ya
verip onunla işgallere mi katılmalı, yoksa Avrupa Birliği’ne üye olup
ortak politikalar mı geliştirmeli?
Avrupa’nın bekleme odasında
oturmaktan sıkılan Türkiye, diğer ülkeler gibi eşit muamele görüp
onurlu bir şekilde Avrupa’ya dahil olmanın yollarını aramalıdır. Kısmi
üyelik gibi, Avrupa’nın “arka bahçesi” olmak gibi seçenekler yerine
ekonomik, siyasi bağımsızlığıyla ayakta duran bir Türkiye modeli
geliştirmelidir.
Erol Manisalı, Türkiye’nin
Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini gözlemleyen ve yorumlayan bir
iktisatçı olarak, neler yapılması üzerine yine çarpıcı saptamalarda
bulunuyor. Avrupa Birliği sürecinin perde arkasını merak edenler için
elden bırakılmayacak bir kitap. |