|
SSCB’nin kurulması ve Ermenistan Cumhuriyeti’nin bu ülkeye dahil
edilmesiyle yeni bir dönem başlamıştı. Ermenileri yayılma stratejisinin
bir parçası olarak gören Sovyetler, Eçmiyazin Katogigosluğu’nu kullanmak
istemişlerdi. Sovyetlerin Eçmiyazin’i Türkiye dahil Batı için
kullanmasına karşı, ABD öncülüğünde Batı da Beyrut’taki Antilyas
Katogigosluğu’nu kullanmaya başlamışlardı. Bu sayede Eçmiyazin’in
Batı’daki etkisi kırılmış ve Antilyas Katogigosluğu esas güç haline
gelmişti.
Türkiye’nin ABD ve Batı ile Kıbrıs konusu üzerinden başlayan endişeleri,
Türkiye’nin kendi politikalarını oluşturma çabalarına girmesi döneminde,
Batı’nın kontrolündeki Ermeni kiliselerinin ve Ermenilerin Türkiye
karşıtı politikalarının kuvvet bulmasını sağladı. 1965 yılından itibaren
“Diaspora Ermenileri” birlik halinde Türkiye aleyhine çalışmaya ve
gerçeklerle ilgisi olmayan soykırım iddialarını siyasal kanallarla
Türkiye’ye kabul ettirmek için çalışmalara başlamışlardı. Bu isteklerini
1987’de Avrupa Parlamentosu’nda kabul ettiren Ermeniler Birleşmiş
Milletler’den de bir karar çıkararak hedeflerine varmak istemektedirler. |