|
Bizi ilgilendiren şey yeni dünya düzeninin nasıl olacağı ve ülkemizin bu
yeni yapıdaki yeridir. Globalizmin gerçekleşmeyeceği, yeniden bir ittifaklar
sistemine dönüleceği söylenebilir. Bugüne kadar uluslararası iktisadi
ilişkilerin başarıyla yürütülmesini sağlayan uluslararası para sisteminin
artık tıkandığı ve yeni modele geçileceği öngörülebilir. Din ve etnik
farklılıklar kullanılarak yaratılan dağılma sürecinin sona ermek üzere
olduğu ve belirli odaklar etrafında kümeleşmelerin yeni sürecin en önemli
özelliği olacağı ve bu yüzden etnik ve dini temelde ayrışmaları temsil eden
grup ve devletlerin ekinliğini kaybedeceği söylenebilir. Türkiye bu
dönüşümde örnek teşkil edecektir ve Türkiye’ye ilginin artacağı ve yeni
dönemin önemli aktörlerinden biri olacağı gözlenmektedir. Eğer kavga basitse
ve ABD ile teröristler çatışıyorsa büyük değişimler beklemeye gerek yoktur.
Ama eğer bir çağ değişimi söz konusu ise her yer değişecektir.
Türkiye, kültürü ve temsil ettiği değerler açısından anlamlıdır ve insanlık
için vazgeçilmesi gereken bir yük değildir. Onu asli niteliğinden
uzaklaştırıp bir husumet ya da ayrışma kültürü haline sokmak yanlıştı ve
bunun düzeleceği beklenir. Var olmak için var olmanın anlamlı olması
gerekir. Türkiye böyle bir role sahip olabilir ve fiziki varlığıyla değil
temsil ettiği değer ve düşüncelerle anlam kazanabilir. Bizim olanı değil,
iyi olanı yüceltmek gerekir.
Yeni
dünya düzeni üzerine bu zamana kadar birçok kişi birçok şey söyledi. Maskeli
baloyu andıran bu kaos etrafında gerçekleşen olayları ve olayların perde
arkasını, Türk halkı için en iyi yorumlayanlardan biri de Mahir Kaynak’tır.
Elinizdeki kitapta, bu küresel mücadeleye ışık tutan en çarpıcı noktalar
Tükiye, ABD ve diğer devletler üzerinden değerlendirilmektedir. |